Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

MİLLİ ŞUUR BİRLİĞİ

MİLLİ ŞUUR BİRLİĞİ

Birileri Milletin, sözde İnançlarını siyasi malzeme yapıyor diye sızlanırken, birilerinin de Türk Milletinin Cumhuriyetini, Bayrağını ve vatan sevgisini, kişisel ikballeri için kullanması acı değil-midir?

Birilerinden olan korkularımızı, şüphelerimizi yenecek bir güç olarak, her türlü siyasi çekişmenin dışında olması gereken Şanlı Ordumuzu görme alışkanlığımızı sürdürürken, diğerinden doğan korku ve şüphelerimizi ortadan kaldıracak hangi gücümüz olduğunu sorgulamamız gerekmez mi?

1960 ihtilali ve 1971 askeri muhtırası sonuçları birileri tarafından alkışlanıp, 1980 ihtilalcilerinin anayasası halkın %92’si ile kabul edilirken, bu gün arenada olan kavgacı zihniyetlerin, çeşitli darbe komplolarını gündemde tutup sivil ve asker arasında fitne yaratma peşinde koştururken, 15 Temmuz gibi bir hain kalkışma yaşarırken,
Demokrasimizi ve hukuk devletini ikame ettirebilmek için darbelerin mirası olan anayasa’yı sorgulamamız gerekmez mi?

Bu asil milletin ne Dininden ne de Atatürk ve şanlı tarihinden vazgeçemeyeceğini bilmelerine rağmen neden ısrarla bu değerler üzerinden siyasi çatışma ortamı yaratılmaktadır, bunu sorgulanmamız gerekmez mi?

Sözde aydınız diyenler bu iki akıntıya kürek çekmekle meşgul olup, Milletin kafasını karıştırırken, tamam bu iş oldu diyenlerin her seferinde Milletin tokadını neden yediklerini sorgulamamız gerekmez mi?

Ülkemiz siyasetini ve yönetimini elinde tutmak isteyen, “BEN MÜSLÜMAN TÜRK’ÜM” diyemeyen sözde laikler “BEN TÜRK’ÜM” diyemeyen sözde Müslümanların yıllardır halkımızı kandırdıkları gerçeğini görüp içimizdeki ve dışımızdaki işbirlikçi uzantılarını sorgulamamız gerekmez mi?

Kimseye “MÜSLÜMAN TÜRK OL” baskısı uygulamayan ve tarihinin hiçbir döneminde asimilasyon politikalarına itibar etmemiş milletimiz, Dinini, Peygamberini ve Kur-an’ını nasıl başının en üstünde tutuyor ve gönlünün en güzel yerinde taşıyorsa,
Vatanını, Cumhuriyetini, Bayrağını ve Devletini de o şekilde değerlendirip kendisini yöneten ve siyaseti emanet edeceği kişileri de kendi değerleri içinden olması isteğinin önüne, özgürlük, demokrasi ve hukuk gibi sözde evrensel maskeli engelleri ortaya atanların sorgulanması gerekmez mi?

Mustafa Kemal ATATÜRK “Milletimiz Din ve Dil gibi iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri hiç bir kuvvet Milletimizin kalp ve vicdanından çekip atamayacaktır.” Diyerek bu günleri ve bu günkü şahsi ikbal kavgasını görüp milletini uyarmamışmıdır?

“Biz, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyetini savunan, insanlığın evrensel değerlerine de sonuna kadar saygılı Müslüman Türk’üz!” diyemeyenler, Milleti adına milletin değerlerini içte ve dışta ne kadar koruyabilecekleri sorgulanmalıdır.

TÜRK VATANDAŞLIĞI birlikte yaşama kültürüdür, bu kültürü de en iyi yaşayan milletimiz, yaşatan da Türkiye Cumhuriyetidir. DİNDAŞLIK inanç birliğidir. Ama Müslüman TÜRK olmak, CAN birliği, GÖNÜL birliği, HAK birliği, DİL birliği ve TARİH birliğidir. Bu değerlerle donatılıp oluşturulan toplumsal zihniyet altyapısı da MİLLİ ŞUUR birliğidir.

Evrensel değerlere, bugün olduğu gibi şanlı tarihinde sahip olduğu inancının da gereği olarak en fazla saygılı olan milletimiz, evrensel değerleri göz ardı edenleri siyaset meydanında sıra dışı bırakmasını bilmiştir. Ama sözde evrensel değerleri kullanarak değerlerini yozlaştırmaya ve yıkmaya çalışanlara aldanıp büyük bedeller ödemiş ve ödemeye de devam etmektedir. Milletimizin tek eksiği, kendi değerleri ile bütünleşmiş toplumsal bir zihniyet altyapısının tam anlamıyla oluşmamasıdır.

Bu tespitin aksini düşünenlerin, ekseri çoğunluğu özlerinde aynı değerleri taşıyan sadece ayrı partilerde siyaset yapanların, TBMM Genel kurulunda yaşadıkları rezaletlerin temel nedenlerini sorgulamaları gerekmez mi?

Son söz, tarihi belgelerimizi tozlu raflardan indirip, sözde resmi tarihten beslenen din düşmanları ile sokak tarihinden beslenen Cumhuriyet düşmanlarını bu milletin gündeminden düşürmenin çareleri aranmadığı sürece bu GASTRİT illeti milletimizi atalarımızın deyimiyle, Ne öldürür! Ne de ondurur!
İzmirimizde yaşanan deprem felaketinde hayatını kaybeden kardeşlerimize ALLAH’TAN rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dilerim.
HOŞÇA KALINIZ.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ