Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

Zeki Öztaş, “Beklenen deprem bu değil”

Zeki Öztaş, “Beklenen deprem bu değil”

Torbalılı müteahhit ve iş insanı Zeki Öztaş, geçtiğimiz hafta gerçekleşen 6.6 şiddetindeki depremin, İzmir’de uzun zamandan beridir beklenen deprem olmadığını, asıl tehlikenin henüz geçmediğini söyledi

İzmir’de gerçekleşen 6.6 şiddetindeki depremin ardından önemli açıklamalarda bulunan Torbalılı müteaahit ve iş insanı Zeki Öztaş, “Bu İzmir’in beklenen depremi değil, merkezden uzak bir deprem. Açıklanan ivme değeri, dörtte bir oranında. Bu kadar etkiye rağmen çok sayıda bina yıkıldı. Büyük bir hasarla karşılaştık. Gördüğümüz manzara, yapıların son derece sağlıksız olduğu yönündeydi. Bütünsel olarak bakmalıyız, bu büyük yıkımda zemin etkisi var elbette. Bayraklı’nın zemini alüvyon. Zeminden alınan parametrelerin kullanımı, işçiliğin yeterli olmadığını gördük. Maalesef çok küçük noktalar da çok önemli hatalar gördük. Malzeme kalitesi de önemli tabii ki. Bir ya da birkaçındaki hatalar, eksikler bu sonuca ulaştırdı. Ne deniyor, deprem öldürmez, bina öldürür, bu çok doğru” dedi.

1999 ÖNCESİ BİNALAR RİSK ALTINDA

1999 Marmara depreminin inşaatlarda milat olarak kabul edildiğini belirten Öztaş, “1999’dan önce yapılmış binalarda nervürlü demir kullanımı yok. Enkaz bölgesine gittim, baktım. 8’lik demir dediğimiz demirler kullanılmış. Bu cinayete teşebbüstür. Hazır beton İzmir’de o zamanlarda da vardı ama ne kadar kullanıldığı muamma. Bence hiçbirinde kullanılmamıştır. Bizim 1999’dan sonra hazırlanan çok iyi bir deprem yönetmeliğimiz var, buna uygun tasarım, kalifiye elemanlardan yapılırsa, biz yıkımla karşılaşmayız. Bir sistem sorunu var burada. Bütünsel bir yaklaşımla değerlendirmek lazım ama bütünsellik sağlanamamış maalesef. Sistemin her yerinde sıkıntı var. Malzeme açısından nispeten iyi durumdayız, işçilik uygulama alanında; müteahhit ayağı var, mesleki denetim ayağı var. Bu mekanizmaların bir kez ehil insanlar tarafından yapılması lazım. Müteahhit de olsa, mühendis de olsa, işin ehil insanlar tarafından yapılması gerekiyor” dedi.

DEPREM ODAKLI KENTSEL DÖNÜŞÜM VURGUSU

Kentsel dönüşüm tüm çalışmaları kapsayıcı olarak algılanabilir diyen Öztaş, “Bilim insanları yerleşim alanlarınızı tehdit eden fay şartlarının bütün özelliklerini devletimize sunabilir. Fayların büyüklüklerini, ne kadar deprem üretebileceklerini. Deprem odaklı kentsel dönüşümden bahsediyorum. Bildiğimiz kentsel dönüşüm yapı stoğunun yenilenmesi gibi anlaşılıyor. Deprem önlenemez. Ama bizler deprem kuşaklarımızın özelliklerini, bize ne kadar zarar verebileceğini, hangi köy, kasaba, kentlerimizi etkileyebileceğini, ne büyüklükte deprem üretebileceklerini, hasarlarını bütün bunları çalışıp, ortaya koyup projeleri devletin önüne getirebiliriz. Getirdikten sonra milletle beraber, halkımızla beraber devletin gücünü, şefkatini, gözetimini, denetimini ve finans kaynaklarını belli program ve plan çerçevesinde uygulamak kaydıyla kentlerimizin altyapısını, yapı stoğunu, ekonomisini, çevresini, görebilecekleri zararları azaltacak çalışmaları valilik ve belediye eliyle yaparsak biz ülkemizi büyük ölçüde deprem bilinçli hale getiririz ve deprem olduğu zaman da mesela bu büyüklükteki depremde binamız yıkılmaz. Depremi engelleyemeyiz ama depremin zararını içimize sindirebileceğimiz şekilde azaltabiliriz. Bu işe yeter deyip devlet millet el ele verip çalışabiliriz” dedi.

“TORBALI’DA MUAZZAM BİR ENERJİ BİRİKTİ”

1928 Torbalı depremi, İzmir’in Cumhuriyet ilan edildikten sonraki en şiddetli depremidir diyen başarılı iş insanı Zeki Öztaş, “Onun üstüne bir deprem henüz olmadı. Bilim adamları her fırsatta Torbalı’ya dikkat çekiyorlar. 1928’den beri Torbalı’da muazzam bir enerji birikti. Bilime göre her depremin bir tekrarlama periyodu vardır. Zamanı geldiğinde aynı büyüklükte tekrarlar. Torbalı’daki Dağkızılca fayının da tekrarlama periyodu yaklaştı. Bilim böyle söylüyor. 31 Mart 1928’de İzmir Torbalı’da meydana gelen deprem, sabaha karşı saat 02.27’de oluyor. 7 şiddetindeki deprem, 13-15 saniye kadar sürüyor. Yaşayanların anlattıklarına göre deprem sırasında “kızıl ışık kümeleri” ve “uğultular” duyuluyor. Ege bölgesinin tamamında, hatta İstanbul’da bile hissedilen depreme Torbalı halkı uykuda yakalanmış. Çok sayıda binanın çöktüğü depremde çok sayıda insan da enkaz altında kalıyor. Torbalı ve Tepeköy’deki tüm evler kullanılamaz hale geliyor. Torbalı’da 80 metreye varan çöküntüler meydana gelmiş. 50 ölü var. Deprem bir doğal afettir; nasıl oluştuğu bilinmektedir. Çağımızın bilimsel verilerine göre fay hatlarının, nerede, ne kadar zamanda, ne kadar büyüklükte deprem üreteceği bellidir. Bu bilimsel gerçeklere rağmen deprem bölgelerinde depreme dayanıksız yapılarda barınmak ölüme davetiye çıkarmaktır. Torbalı’da çok dikkatli olmamız gerekiyor. Vatandaşlarımız oturdukları binalar özellikle 1999 öncesi yapıldıysa mutlaka etüdünü yaptırsın, kontrol ettirsin” şeklinde sözlerini tamamladı.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ