Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

CHP’nin ‘çürük elması’ İsmail Uygur!

CHP’nin ‘çürük elması’ İsmail Uygur!

Gazeteci-yazar Hamdi Türkmen, köşe yazısında Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur’u yazdı. Tecrübeli gazeteci, CHP’nin İzmir’deki çürük elmaları konulu yazısında Torbalı’yı en başa yazdı. Geçtiğimiz hafta da Türkiye’nin en çok okunan yazarlarından Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz, Uygur’u köşesine taşıyıp, CHP Genel Merkezi’ne, “Bu başkanlarla mı CHP iktidar olacak?” diye sormuştu. Yaptığı skandallar ve sansasyonel kararlarla ulusal basının gündeminden düşmeyen Uygur, bu kez Gazeteci-Yazar Hamdi Türkmen’in yazısıyla gündeme geldi. Türkmen kaleme aldığı yazısında;

“Sadece seçim kazanmak yetmiyor. Kimin seçileceği, o görev için doğru adayı bulmak da çok önemli.

31Mart’ta İzmir, ne yazık ki CHP açısından iyi seçim yapamama “krizi” yaşıyor.

Nedeni; “Odunu koysam kazanırım” mantığıdır.

Anımsayın, Torbalı ile başladı, Karaburun ile devam etti, Urla ile “tavan” yaptı, Selçuk, Gaziemir “tuzu-biberi” oldu ve Menemen ile CHP İzmir’de tam anlamıyla batağa saplandı.

Bitmedi…

Yarın bir gün hakkında adam yaralamaya azmettirmekten dava açılan Foça’nın CHP’li Belediye Başkanı da bu kervana katılırsa hiç şaşırmayın.

Çünkü Ağır Ceza’da yargılanıyor.

Bir toplayalım; ne etti?

Tam 7’i CHP’li belediye…

Yani; kaşıkla kazanılıp, kepçe ile kaybedilen ya da ilk yerel seçimde kaybedilecek olan ilçeler!..

Kimi Başkanlığı yaptığı belediyeye oğlunu genel müdür yaptı (Torbalı), kimi hem Başkan maaşı aldı, bir de kendini belediye şirketine atayarak ikinci maaş almaya kalktı. (Karaburun-Menemen)

Kimi karısına belediyede görev verdi (Gaziemir), kimi silahlı yaralama olaylarının azmettiricisi olarak suçlandı (Foça) kimi de hakkında ihaleye fesat karıştırmak, resmi evrakta sahtecilik, terör propagandası yapmak, rüşvet, zimmet ve görevi kötüye kullanmak gibi birçok suçtan tutuklandı (Menemen).

Bunun adı resmen “kendi ayağına kurşun sıkmaktır.” CHP İzmir’de maalesef, ayağına kurşun sıka sıka (eksi) yazmaya devam ediyor.

Ayağa sıkılan son kurşunun adresi ise Menemen.

31 Mart yerel seçimlerinde koltuğu CHP’li Tahir Şahin’den devralan Serdar Aksoy, iddiaya göre 18 aylık görev süresince birçok usulsüzlüğe imza attı.

Yaşananlar o kadar ayyuka çıktı ki; CHP Genel Merkezi bile dayanamadı, partiden ihraç istemi ile disipline verdi, Başkan Aksoy’da kovulmak yerine istifa etti.

Peki, 18 ay önce bugün Menemen Belediye Başkanını partiden atma kararı verenler ile, Menemen’de yıllardır seçim kazanan Tahir Şahin’i diskalifiye edip, Serdar Aksoy’u tercih edenler, aynı kişiler değil mi?

Belli ki, O’nlar da son yıllarda moda olan “kandırıldık-aldatıldık” mazeretlerine sığınıp, işin içinden sıyrılacaklardır.

Bilin ki, CHP İzmir’de yerel seçimlerde aday belirleme sürecinde öyle ciddi ve çirkin iddialar var ki; örtü bir kaldırılsa herkes yandık Allah diye kaçacak yer arayacaktır.

CHP’de aday olabilmek için resmi olmayan bir tarifenin uygulandığı iddia ediliyor.

İlçenin büyüklüğüne göre, sorma ver parası…

Aday adayları tarafından İzmir’den Ankara’ya mini bavul ve büyükçe çantalarla götürülen bu paralar partinin kasasına girse bir derece. Ama iddialara göre kasaya değil, birilerinin cebine giren para bunlar!..

Başka?

Sıralayalım; seçildikten sonra vaat edilen imar ve arsa rantları, binlerce liralık hediyeler, iş vaatleri, gizli ortağı oldukları ya da aracılık yaptıkları şirketlere ihale verme sözleri, bunlar sadece açık, aleni buz dağının görünen yüzündekiler.

Görünmeyen yüz; siyaset ısındıkça eriyip gün yüzüne çıkacak olanlar, anlatılanlar “dudak uçuklatacak” kadar ciddi ve vahim…

Menemen’deki olaya gelince…

Belediye Başkanı Serdar Aksoy “Baba” rolünde; iddiaya göre bu organizasyonda Başkan Yardımcısı M.C, Mali İşler Daire Müdürü M.İ, Satın Alma Müdürü T.T, Muhasebe Müdürü N.K, Fen İşleri Müdürü G.K, Şantiye Şefi K.Y ile birlikte çok sayıda belediye personeli “emir kulu” durumunda.

Ama netceniz; adam kendi açısından da haklı!

Aday olabilmek için o kadar para vermiş, buna bir de seçim masraflarını ekleyin; sıfırı tüketmiş olarak o koltuğa oturunca ne yapacak?

O makam için eritilen servet tabi ki en kısa zamanda yerine konacak.

Nasıl?

Örneğin Belediye şirketi META SU’nun genel müdürlüğünü üstlenip, ay da 10 bin lira maaş almak, belirli müteahhitlere verilen iş ittikten sonra ihale yapmak, fahiş fiyatla temizlik araçları kiralamak, hurdalıkta yer alan 161 ton hurdayı iddiaya göre ihalesiz bir şekilde özel firmalara satmak, satıştan elde edilen gelirin belediye kasası yerine cebe girmesi gibi!..

Devlet malı deniz, yemeyen domuz derler; ama son kelimeyi değiştiriyor, “yiyen-har vurup savuran ahlaksızın tekidir” diyorum…

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ