Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

Mega projeler beklemeyin!

Mega projeler beklemeyin!

Nil Kahramanoğlu ile Gün Ortası programının konuğu olan Torbalı Belediye Başkan Yardımcısı, Sosyolog ve Siyaset Bilimci Özkan Yıldız, siyaset ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, yerel yönetimlerde hayata geçirdikleri projeleri de anlattı

Nil Kahramanoğlu ile Gün Ortası programının konuğu SESA-DER Başkanı, Sosyolog ve Siyasetbilimci Özkan Yıldız oldu. Son günlerde çok konuşulan Boğaziçi tartışmalarından siyasette yaşanan ittifaklara kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulunan Yıldız, yerel yönetimlerde hayata geçirdikleri projelerle ilgili de açıklamalarda bulundu.

‘ÜNİVERSİTELERİN GELENEKLERİYLE UĞRAŞMAYIN’

Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlarla başlayan Yıldız, Türkiye’de yaşanan çözülmelerin üniversitelerde de yaşanmasına neden olduğunu ifade ederek, “Çünkü sosyolojik olarak bir kurumda yaşanan bozulma diğer kurumları da etkileyecektir. Bu da toplumun yapısını bozacaktır. Türkiye 15-20 yıldır mevcut iktidarla yönetiliyor. İktidar sürecinde verdikleri vaatler arasında YÖK’ün kaldırılması da vardı. Ama ne hikmetse başa geçlince bunların hiçbiri yerine getirilmedi. Çünkü YÖK demek güç ve kontrol demek. 15 Temmuz darbesiyle rektör seçimlerini de tepe taklak ettiler. Boğaziçi dünya standartlarında eğitim veren yüz aklı üniversitelerimizden biridir. Yeni rejimle birlikte atamalar tek elden yapıldı. Boğaziçi’ndeki kültür, gelenek bunu kabul etmedi. Bu itiraz böyle bir yapılanmaya karşıydı. Bu kıymetli bir şey. Evrensel bilim anlayışından bahsetmek istiyorsak; üniversitenin gelenekleriyle uğraşmayın, ‘özgürce bilim üretelim ve dünyayla entegre olalım’ düşüncesine uyun” diye konuştu.

‘SÜREÇ MİLLET İTTİFAKININ LEHİNE’

Son günlerde çok konuşulan ittifak tartışmaları ile ilgili konuşan Yıldız, “Erdoğan kendisini sağın doğal lideri olarak gördüğü için Amerikan benzeri başkanlık sistemi getirerek ebediyen bu başkanlığı sürdürürüm düşüncesi vardı. Fakat bu bozuldu. Bunu bozan Saadet Partisi ve İYİ Parti idi. Bu ikisi de sağ tandanslı partiydi. Bu iki parti bu sisteme itiraz ederek Millet İttifakını kurdu. Anket firmalarının yaptığı ölçümlemelerde Cumhur İttifakının oylarında ciddi bir erime olduğunu ortaya çıkıyor. Süreç Millet İttifakı ve demokrasiyi arzulayanların lehine işliyor. Yeniden bir reform yapılması konuşuluyor. Yeni anayasa deniyor. 20 yıla yakın bir süredir iktidarlar. Yenilikçi kadroyla açılımlarla başa iktidara gelenler bugün baktığımızda 10 milyona yaklaşan işsiz kitlesi, kutuplaşmanın içinden çıkılamaz hale gelmesi, konuşanın terörist damgası yemesi, Türkiye’nin ciddi bir savrulma eşiğine geldiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönem seçimlerde güçlü parlamenter sistemin getirilmesi, demokrasiyi, parlak bir anayasanın ortaya çıkarılması, muhalif medyanın susturulmaması için çalışmalar yapılacaktır. Önümüzde çok derin sorunlar var ve bunun çözümü için çalışmalar yapılacaktır” dedi.

‘TEK ADAM REJİMİNİ İDDİA ETMİYORUZ’

CHP’de 3 vekilin istifa etmesini değerlendiren Yıldız, partilerinde tek adam rejimi olmadığını ifade ederek, “CHP’nin içerisindeki tartışmalar hiç bitmez. Hatta kurultaylar partisi olarak tanımlanır. CHP’nin sosyal temsilleri var. Ulus-devleti kuran bir partidir. Bu partilerde belli bir oy marjını geçemediğini görürüz. Türkiye çok farklı yapıların bir araya geldiği bir toplum. Cumhuriyetin kurucu kadrosu da çağdaş, Avrupa’nın değerlerini gözeten, laik bir toplum kurmayı tasavvur etmiştir. Böyle olunca da çok partili yaşama geçince de CHP ya da sosyal demokrasi beklenen başarıyı yakalamıyor. ‘CHP darbecilerden yana olmuştur, statükocudur, düzen partisidir, muhafazakârları sevmezler, elitisttirler’ gibi bir anlayış vardı. Ama Kılıçdaroğlu bu algıyı kırdı. 3 vekil arkadaşımızın istifasında da gördük; biz tek adam rejimini iddia etmiyoruz. Otur dediğinde oturacak, kalk dediğinde kalkacak bir parti değiliz. Arkadaşların getirdiği eleştirileri kendi içlerinde söylemeleri doğaldır. Ama bunu parti kurulları içerisinde görüşmeden istifa etmelerinin arkasında başka bir düşünce olabilir. Ama Türkiye’de siyaset ikili sisteme geçti. CHP oyunu yüzde 25’den 30’a çıkarsa da bir şey değişmiyor. Artık yüzde 50+1 almak gerekiyor. Bu da heterojen grupları bir arada tutuyor” şeklinde konuştu.

‘FARKINDALIK PROJESİ BAŞLATTIK’

Aynı zamanda Torbalı Blediyesi’nde Başkan Yardımcılığı ve İBB’de Meclis Üyeliği yapan Yıldız, Yerel yönetimlere dair açıklamalarda bulundu. Yıldız sosyolog olarak Büyükşehir’de hayata geçirdikleri projelerden de bahsederek, “Bu ülke atık siyasal kutuplaşmadan, kavgadan bıktı. İzmir’de yaşayan her vatandaşın barış içerisinde yaşaması için yerel yönetim ve merkezi yönetimin birlikte çalışması lazım. Tunç Başkan da son derece şeffaf, açık, empatik bir süreç yönetiyor. Her kesimle konuşabilen bir başkan. Tek başına bu işin altından kalkılamaz. Önemli olan katılımcı bir demokratik anlayışla yaratılabilecek bir yerel yönetimdir. Sosyal bilimciyiz. Bilimsel manada projeler geliştiriyoruz. Bir yıldır Bağımsız Yaşam İzmir adında bir bağımlılıkla mücadele ve farkındalık projesi başlattık. Bağımlılık alarm veren bir boyutta. Teknolojik bağımlılıkla birlikte madde bağımlılığında da korkunç bir patlama var. Bu konu için de yerel ve merkezi yönetimin eşgüdümlü çalışmasıyla bir çalıştay kurduk. Pandemi ve deprem önceliklerimizi değiştirdi. Dezavantajlı gruplar içerisinde çocuklarımız ve gençlerimizi hedef alan bağımlılık meselesinde bunlardan kurtulması ve topluma kazandırılmasını hedefliyoruz. Türkiye’ye model olacak. Bir de mülteci meselesi var. Bunun için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Göç Komisyonu kurduk. Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü kuruldu. Bu çok yeni bir şey. Konunun tüm alanlarına ilişkin yeni yapılanmalara gidiyoruz” dedi.

‘ÖNEMLİ HİZMETLER ÜRETİYORUZ’

Torbalı’nın gelişen bir sanayi ve tarım bölgesi olduğunu dile getiren Yıldız, “Tarım alanlarının çarpık kentleşmeye heba edilmesini engellemek için Belediye Başkanımız İsmail Uygur çok cimri davranıyor. Devletçi bir yüzü var. Bu alanların imara açılmasına sıcak bakmıyor. Belediye gelirlerinin çok daha öncelikli alanlara ayrılmasını istiyor. Bir buçuk yılda 90 trilyona yakın borç ödedik. Deprem bizi de etkiledi. Yeni bir binaya taşındık. Yıkılan binanın yerine kamulaştırmak suretiyle yenisinin temellerini atacağız. Kısıtlamalar ve ekonomik girdap içerisinde ilçe belediyelerin mega projeler yapma şansı yok. Tabii bu mazeret değil. Elimizde olan imkânlarla Büyükşehir Belediyemiz ile önemli hizmetler üretiyoruz” şeklinde konuştu.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ