Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

Muhsin Yazıcıoğlu

Muhsin Yazıcıoğlu

MUHSİN YAZICIOĞLU ( 1954 – ∞ )

O, hayatının büyük bir bölümünü tüm sevdiklerinden ayrı hücrelerde ve duvarlar arasında geçirmesine rağmen,

O bir insandı…

Doğdu, büyüdü, çalıştı, görevlerini fazlasıyla yaptı ve ebedi hayatına göç etti.

O inandığı Milletine, Allah’ın ona verdiği ömür süresince hizmetlerin en kutsalını yapabilmek için her türlü zorluğa göğüs gerdi. Türk Milletinin değerlerini hayatı boyunca savundu.

O özgürlüğün değerini atasından aldı ama esaretin en çilelisini gördü. Ama değerlerinden hiçbir şekilde taviz vermedi. İnandığı değerlerin yaşatılması ve korunmasına ömrünü vererek genç nesillere örnek bir ALPEREN olarak yaşadı. Milletine faydalı nesiller yetişmesi adına hayatını adadı.

 Anlaşılmadı uzun süre, anlaşılmak istenmedi. Ama o kendisini hep anlattı. Anlatırken Milli ve Manevi değerlerinden de hiç ödün vermedi. O inançlı Müslüman bir Türk Milliyetçisiydi. O bir insandı ve yüreği insan sevgisi ile dolu dolu yaşadı.

 Muhsin YAZICIOĞLU, Dünya Türklüğünün Başbuğu Cennet Mekân Alparslan TÜRKEŞ’ten ilham almış hem ALP hem de EREN bir bahadırdı. Türk Milletinin değerleri ile yücelmesi, Türk demokrasisinin gelişmesi mücadelesinin öncülerinden olan bir YİĞİT adamdı.

“İslam Ahlak ve fazileti, Türklük gurur ve Şuuru “ anlayışıyla özdeşleşen, İlahi Kelimatullah ülküsünün bilinçli, samimi, dürüst ve inançlı bir neferiydi.

 O, hayatının büyük bir bölümünü tüm sevdiklerinden ayrı hücrelerde ve duvarlar arasında geçirmesine rağmen, güçlü imanı ve inancı sayesinde hayata ve devletine hiç küsmedi. Milletini ve Devletini daha çok sevdi ve korudu.                                                                                                 

Cennet Mekan Anası Fidan Yazıcıoğlu’nun “Devlet Millet çağırıyor der giderdi, O Devleti bir defa bekledi ama devleti gelmedi” sözleri çok manidar ve düşündürücüdür.

Muhsin YAZICĞOĞLU, her ne kadar Sivas’ın soğuğuna ve çileli hayatına alışık olsa da Milletinden ayrı yaşadığı Taş duvarlar arasında ÜŞÜYORDU. O’nu, beton duvarlar arasında bulunan soğuk hücrelerde, kışın ayazı değil, Milletine olan hasreti üşütüyordu.

O ne kadar Sivas ilinde doğsa da tüm Türk Dünyasının çocuğu,  

O kazanılan her iyi ve güzel şeylerin bedeli olduğuna inan bir Müslüman,

O bütün bedelleri hiç pişmanlık duymadan ödemiş inançlı bir lider,

O Nizam-ı Âlem Ülkücülerinin ALPEREN’İ.

O yorulmayan, korkmayan, yılmayan bir CENGÂVER,

O Vatan ve Millet hasretiyle yüreği yanarken ÜŞÜYEN ÂŞIK, Ve 

O Ülkesine ve Milletine, ihanet içinde olan, kahpe ve satılmış düşman bir zihniyetin, kalleşçe bir oyunuyla, ÜŞÜYEREK veda eden İmanlı Müslüman bir Türk evladı, 

Türk Milleti ve Türk Gençliği onun değerini her geçen gün çok daha iyi anlayacaktır.

Bizler de Muhsin YAZICIOĞLU’NU anlamak, anlatmak ve onu geleceğe taşımak zorundayız.

Ruhun şad olsun! Can Kardeşim! Gönüldeşim! Ülküdaşım!

Aşkına Ulaştın!   En Sevgiliye kavuştun! Artık ÜŞÜMEYECEKSİN!

25 Mart 2021

Allah’a emanet olunuz.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ