Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

ELİNE BELİNE VE DİLİNE

ELİNE BELİNE VE DİLİNE

Hayatını, Türk-İslam kültür ve medeniyetini gençliğimizin yüreğine nakşetmeye adamış büyük dava adamlarına derin saygı ve sevgilerimle,

Günümüz dünyasında insanlığın medeniyet anlayışı, Hürriyet ararken köleliğin, Adalet ararken zulmün, Mutluluk ararken bunalımın, muhabbet ararken kin, nefret ve ahlâksızlığın ağına düşmüş ve düşürülmüştür.

İnancımıza göre, dünya bir misafirhane, imtihanhane ve ahretin tarlası olması gerekirken, hapishane, hastane, tımarhane, Kumarhane ve meyhane haline dönüştürülmüştür.

Anadolu da büyük buluşmayı sağlayan, Hünkâr hacı Bektaşi Veli,

 “Kul Çalap, Tanrıya dört kapı, kırk makamda iner, ulaşır ve dost olur, Kırk makamın On’u Şeriat, On’u tarikat, On’u marifet, On’u da hakikat içindedir” diyerek, 13. Yüzyılda tüm gönülleri feth etmiş, İslam’ın gülen yüzü olmuştur. Bakın! Hünkârın kitaplarına, Şeriatın İçinde, İman, ilim, namaz, oruç ve ehlisünnet, ilk dört sırayı alır.

Şimdi Alevi ve Sünni kardeşlerime samimi duygular içerisinde soruyorum,

Peygamber efendimiz (sav) Uhud savaşında Ebu Süfyan ile savaşmıştır.

Ebu Süfyanın oğlu Muaviye Sıffında Hz. Ali ile savaşmıştır.

Yezid, kerbelada Hz. Âlinin torunu Hz. Hüseyini katlettirmiştir.

Biz o dönemlerde olsaydık acaba kimin yanında yer alırdık. Tabii ki; Peygamber(sav) efendimizin, Hz. Âlinin ve Hz. Hüseyinin yanında yer alırdık.

Bu sorulara ve cevaplara itirazı olmayanlar arasında farklılık olur mu?

Biz önce Müslümanız, yolumuz da Kur’an ve sünnettir diyebiliyorsak, uygulama farklılıkları bizleri etkilememeli, İbadetin mekânı Cami olmuş Cem evi olmuş ne fark eder…

Biz asırlardır düşürüldüğümüz tuzak içinde beyhude çırpınıp duruyoruz.

Nefsin Şeytan sofrasından kalkıp, irademizin rahmetiyle ıslanamıyoruz.

Katliamların, Derin Devletin ve kirli ellerin operasyonu olduğu gerçeğini bir türlü kabul etme cesaretini gösteremiyoruz.

Hepimiz, Kahraman Maraş, Sivas, Başbağlar vb. tarihimizde yapılan tüm katliamları unutmayalım. Onlar için gününde yas tutalım, inancımıza uygun anma törenleri düzenleyelim ve sorumlularının ortaya çıkarılmasını cezalandırılmasını sağlayalım.  Birbirimizin inanç dünyasına saldırmaktan vazgeçelim.

Ancak, bunu Alevilik-Sünnilik adına yapıyor isek eğer, İslam’ın dışına çıkmadan ve İslam’a uygun yaşayarak yapalım.

Hangi İslam diyenler olduğunu hissediyorum.

Hangi İslam derken, önce bir düşünün, Hz. Ali camide namaz kılarken katledildiği halde bizler camiye gitmez, Namaz’a durmaz isek, Kur’ana dönmez isek, Ahmet Yesevi, Yunus Emre ve Hacı Hünkâr gibi yaşamaz isek, bizlere, Pir sultan Abdal’ın dışında başka bir anlam yükleyenlere fırsat vermiş oluruz.

Bazı Alevi sitelerinde, Aleviliği, Hz. Ali ve Ehlibeyt sevgisinden çıkarıp “Anadolu Aleviliği bir yaşam biçimidir” deyip Taaaa! Etilere, Sümerlere kadar götürüp, Hıristiyanlık inancı da olabilir gibi fitne yorumlarına fırsat verir isek büyük çoğunluğu Müslüman olan Anadolu halkının kafasını karıştırmış oluruz.

Ne olursanız olun neye inanırsanız inanın saygı görmeniz gerektiğini yürekten düşünen biriyim. Ammaaaaa! Anadolu’da Peygamberinin yolunda giden, Hz. Ali gibi ibadetini yapan, Ahmet Yesevi’yi pir olarak yüreğinde hisseden, Hünkâr Hacı Bektaşi Veliye, Yunus Emre’ye büyük saygı ve muhabbet besleyen, kendini Sünni olarak gören insanlarla İslam içinde hiç bir farkınız olmadığı gerçeğini gösterin. Hangi İslam diyerek kolayı seçip kaçmayın, gelin birlikte doğru olan İslam’ı Anadolu insanına birlikte mücadele ederek öğretelim.

Anayurdumuz da doğmuş “Eline, Beline ve Diline” Türk’ün ve Müslüman Türk’ün temel ahlak felsefesidir. Hepimiz bu kültür etrafında toplanıp, Vatanımıza ve Milli birliğimize sahip çıkalım.

 İslam içinde,  inanç yollarını, kimlik farklılıklarımızı ayrılık olarak görmeyelim.  En azından Hıristiyanlar kadar Müslüman dayanışmasını sağlayabilelim. Ülkemizi siyasi çıkarlara kurban etmeyelim. 

Bildiğiniz gibi; Vatanı olmayanların, toplumsal barışı sağlayamayanların, Devletinin adı ne olursa olsun hiç de önemi yoktur.

HOŞÇA KALINIZ

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ