Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam
Gazete Torbalı

RİYAKÂRA NE HACET İMAN İLE İTİKAT

RİYAKÂRA NE HACET İMAN İLE İTİKAT

Rahmetli babam ”Oğlum doğru insanın, beyni ile dili barışık olur” derdi. ‘Yaşamınızı düzenlerken, beyninizle düşündüğünüzü dilinizle söylemelisiniz. Riyakâr olmayınız. Riyakâr insanlardan uzak durunuz. Riyakârlar göründükleri, söyledikleri gibi olmazlar. Her zaman çevresini aldatırlar. Olduklarından farklı davrananlar riyakâr insanlardır’

Geçen gün bir yerde okudum. “Sağımda ve solumda riyakâr insanlar çoğaldıkça gözlerim şaşı bakmaya başladı” Demiş bir zatı muhterem.

Riyakâr insanın şahsiyeti, cibilliyeti olmaz. Birden fazla kişiliği olur ki; o tür insanlar kişiliksizdirler. Allah o tür insanlardan gerçek mümin, mütedeyyin insanları ve tüm insanlığı korusun.

İnsanın bir duruşu olmalıdır. Geçen gün bir kardeşimiz Facebok’da paylaşmış, ”En büyük makam insan olmaktır” demiş.

Çok da doğru bir söz. Aslında bizler o makama sahip olarak dünyaya geliyoruz ama o makamı birçoğumuz koruyamıyoruz. Dünyalık makamlara insanlığımızı pazarladığımız gibi dünyalık makamların da değerini veremiyor nefsimize pazarlıyoruz.

Mevlana ne demiş “’Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.” Müslüman’a göre riyakârlık münafıklıktır. Münafık, Müslüman olmadığı halde Müslüman’mış gibi gözüken; kâfirin yanında da kâfir gibi davranan insandır.

Toplum içinde ne olursa olsun, ister âlim olsun ister amele olsun beyni ile dili barışık insanlar haysiyetli insanlardır. İkiyüzlü Âlimin, sırtına yüzlerce kitap yüklenmiş eşek kadar değeri yoktur. İkisi de taşıyıcıdır, biri bir mekândan bir başka mekâna taşır, biri de insanların beynine taşır…

Riyakâr insanların gerçek yüzleri er ya da geç ortaya çıkar ve bu kişiler toplum tarafından bir gün gelir dışlanırlar. Zaten, İnsanları kandırmak, yalan söylemek inancımıza göre de en büyük günahlardan birisidir. İnsan yaşadığı sürece bir duruşu olmalı ve o duruşunu korumalı ve o duruşunun peşinden gitmelidir…

Gerçek düşünceye, duruşa ve medeni cesarete sahip olmayan insanlar, farklı mekânlara veya kişilere göre farklı maskeler takınırlar, bu gün kazandık zannederler ama bir gün gelir o kazançlarının ve varlıklarının içinde boğulur ve mutsuz olurlar.

”Rotasını belirlemeyen gemiye rüzgâr ne yapsın”

Riyakâr insanlar, menfaatleri için her türlü kılığa bürünürler, menfaat için el de öperler etek de öperler. Rabbim öpenden de öptürenden de uzak olmamıza yardım etsin inşallah!

Verenler, Alanlar, Aracılar, Ara bulanlar… Vah! Vah! Vah ki; halimize…

Bir kardeşimiz “O dediğin 50 yıl önceydi, golü 90’dan atmışsın koçum” diye yorum yapmış bir yerlere. Evet! Çok güzel bir gol olmuş. Güzel olmasına güzel de “Devede kulak”

Herkes işine geldiği gibi topa vuruyor, çoğunluğu avuta çıkıyor.

“Ummadığın taş baş yararmış”

Bu günlerde öyle yüzler ortaya çıkıyor, görüyoruz ki; bir yüzü âlim, bir yüzü zalim, bir tarafı gül, bir tarafı diken, birinin içinde şap, birinin içinde şeker, İnsana saç baş yoldururlar.

Âlim zat “ Ey Şıhlar! Şeyhler! Abdesti, Namazı bozan şeyleri şiir gibi ne güzel de anlatıyorsunuz, birde şu imanı bozan şeylerden bahsediversenize” diyor.

HOŞÇA KALINIZ

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ