Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

Tek derdi vatan millet ve bayraktı

Tek derdi vatan millet ve bayraktı

27 yaşında şehit olan İzmirli Komiser Yardımcısı Semih Güzelay’ın Torbalı’da yaşayan anne ve babası tam bir vatan sevdalısı… Şehit oğullarını anlatırken “Tek derdi vatan millet ve bayraktı” diyerek onunla gurur duyuyor

Temmuz 2020’de Van’da keşif uçağının Artos Dağı’na çarparak düşmesi sonucu şehit olan 7 emniyet mensubundan biri olan Komiser Yardımcısı Semih Güzelay 27 yaşında bir İHA pilotuydu. Bir çok operasyonda İHA pilotu olarak görev alan İzmirli Güzelay (27) şehit olacağı hissedercesine son görüşmesinde ailesine, “‘Hadi bu bayram iyisiniz, bir dahaki bayramda şehadetimi içeceğim, ben olmayacağım” dedi.

“ŞİMDİ ŞEHİT OLMAYACAĞIM DA NE ZAMAN OLACAĞIM”

6 meslektaşıyla şehit olan Komiser Yardımcısı Semih Güzelay’ın, Torbalı’da yaşayan ailesi, genç yaşta kaybettikleri evlatlarının acısını her şehit haberinde yeniden hissediyor. Anne Zakire Güzelay, “Oğlum 15 Temmuz hain darbe gecesinde İzmir’de yanımızdaydı. Ankara Gölbaşı’nda Polis Özel Harekat binası bombalandığı esnada orada bulunan arkadaşlarına ulaşmaya çalışıyordu. Hazırlanıp Ankara’ya gidecekti. Zor durdurduk kendisini. O da bize, ‘Şimdi şehit olmayacaksam ne zaman olacağım vatan elden gidiyor’ dedi.

TAM BİR VATAN AŞIĞIYDI

Semih aslında o gün şehit olmayı kafasına koymuştu. O 15 Temmuz’da olmadı ama dört yıl sonra 15 Temmuz’da şehit oldu” dedi. Baba Mustafa Güzelay, “Oğlum tam bir vatan aşığıydı” dedi. Spor, eğitim, müzik, tiyatro gibi birçok alanda başarılı olduğunu söyleyen Güzelay’ın anne Güzelay, “Oğlumun on parmağında on marifet vardı. Her zaman kendini geliştirmeye yönelik projelerde yer alırdı. 2003’te tekvando kurslarına başladı. 2007’de Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’ye altın madalya kazandıran tek sporcuydu” dedi.

HER BRANŞTA BAŞARILIYDI

Akademik anlamda da çok başarılı olduğunu söyleyen anne Güzelay, “Bir gün yanımıza geldi, İHA pilotluğundan bahsetti. Biz de kendisine bıraktık. 350 kişi başvururken sadece 15 kişi alınacağı açıklandı. Daha sonra bütün mülakatları geçerek birinci oldu” dedi. Oğluyla göreve gitmeden önce konuştuğunu söyleyen anne Güzelay, “Oğlumla son konuştuğumda uçuşun iptal olduğunu söyledi. Uçağın inişine 8 dakika kala bağlantı kesilmiş. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktu yattık. Rüyamda bir dağ gördüm, Oğlumun şehit düştüğü dağ birebir aynıydı. Eşim de 3 gün önce buna benzer bir rüya gördü. Sabaha karşı oğlumun şahadet haberini vermeye geldiler. Durumu bayan memurlar anlatıyor ama ben anlamıyorum. Sonunda anladım. Oğlumla gurur duyuyorum” dedi.

“İSMİNİN BUCA KARAKOLU’NA VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

ANKARA Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi 3’üncü sınıftayken oğlunun FYO seçmelerine girdiğini belirten baba Mustafa Güzelay, “Semih komiser yardımcılığı eğitimi alırken, birçok şubeden teklif aldı. Fakat denizi çok sevdiği için İzmir’i tercih etti ve ilk görev yeri olarak Buca Karakolu’na atandı. 1 buçuk yıl burada görev yaptı. Gece gündüz demeden yeri geldi günde 21 saat aralıksız çalıştığı zamanlar oldu. Orası onun için çok önemliydi. Bu yüzden Buca Karakolu’na oğlumuzun isminin verilmesini istiyoruz” dedi.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ