Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

RAHMETLİ BAŞBUĞ’UMUZ!

RAHMETLİ BAŞBUĞ’UMUZ!

20. yüzyılın başında Osmanlının “Hasta adam” ilan edildiği dönemlerde, üç fikir akımı öne çıkarak mücadele vermeye başlamıştır. Ziya Gökalp’ın Türkçülük fikri öne çıkmış, İttihat ve terakki tarafından kısmen ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında da Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Fikrimin babası” dediği Ziya Gökalp’ın fikirleri benimsenmiştir.

Soydaşlarının ve Dindaşlarının hemen hemen tamamının esir ya da etkisiz durumda olduğu Türkiye Türkleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurarken, yüzyıllardır yüklendikleri ve hiçbir karşılık beklemedikleri, “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi” hedefi ile Resmî ve Hukukî bir bağ kurmamışlardır. Ancak devletin derin vicdanından, bu ülküyü çıkarmayı da düşünmemişlerdir. Bu sebeple, Türkiye dışındaki Türklük ihmal edilmemiş; kısmen resmî, genellikle de gayrı resmi olarak ama şuurlu bir şekilde “Dış Türkler” ile bağlar devam ettirilmiştir.

İkinci Dünya Savaşından galip devletler içinde Rusya’nın da bulunması ve bugünkü Türk Cumhuriyetlerinin Rusya’nın esareti altında olması,  Türk Milliyetçiliği düşüncesi, Devlet içinde her yönüyle tasfiye edilmiş ve o dönemin yöneticileri Rusya’nın ve batı Emperyalizminin etkisiyle tüm ülke genelinde “Türk Milliyetçiliğine” ağır darbeler vurmuşlardır.

1944 3 Mayıs Türkçülük olayları o dönemin en bariz örneğidir. 3 Mayıs 1944 tarihi, Türk Milliyetçiliği Hareketi’nin dönüm noktalarından birini teşkil eder. 3 Mayıs 1944 olaylarında yargılanan Türk silahlı Kuvvetlerinin genç bir subayı olan ALPARSLAN TÜRKEŞ’tir.  O genç subay Türk siyasi tarihine damgasını vuracak olan Dünya Türklüğünün lideri ve Başbuğ’u Alparslan Türkeş’tir.

1960 ihtilal’ının kudretli Albayı olarak görünen dünya Türklüğünün lideri ve Başbuğ’u Alparslan Türkeş’tir. Cumhuriyetçi Köylü Millet partisinde, Kafasındaki gelişmiş Türk Milliyetçiliği fikrini harekete geçirmek için siyasi hayatını başlatan Emekli Albay, MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNİN ve Dünya Türklüğünün lideri ve başbuğu Alparslan Türkeş’tir.

Siyasî mücadeleye başladıktan sonra, Türk Milliyetçiliği ile ilgili düşüncelerini, kitlelere anlatmaya başlayan Başbuğ TÜRKEŞ, düşünce dünyasındaki Türk Birliği Ülküsü’nü “Türk Birliği ülküsü, yeryüzündeki bütün Türklerin bir millet ve devlet halinde, bir bayrak altında toplanması ülküsüdür. Bunun tahakkuku, bazı kimselere ilk bakışta imkânsız gibi görünebilir. Birçok kimseler bunu zararlı bir hayal  (ütopi)  olarak da vasıflandırabilir. Fakat unutmamak lazımdır ki, her hakikat önce hayal ile başlar. Yine hatırlamak gerektir ki 1919 yılında hür ve müstakil bir Türkiye kurmak için Anadolu’da dünyanın galiplerine karşı savaşa girişmek de çılgınlık ve hayal diye vasıflandırılmıştı. Fakat inanmış ve kendilerini bir ülküye vermiş olanlar, yurdu kurtarmaya ve bağımsız bir Türkiye meydana getirmeye muvaffak oldular” sözleriyle ifade etmiştir.

Turan, kızıl Elma,  İslam Ahlak ve Fazileti, Türklük Gurur ve şuuru, Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuz, ülkülerinden hiç vazgeçmeyen Büyük lider, Devlet adamı, Dünya Türklüğünün lideri ve Başbuğu Alparslan Türkeş’tir.

BAŞBUĞUM!

Ölümünün 24.Yılında seni rahmetle ve şükranla anıyoruz.  

Emanetine öğrettiğin şekilde sahip çıkıyoruz.

Seni çok özlüyoruz! 

Ruhun Şad, Mekânın Cennet olsun başbuğum!

HOŞÇA KALINIZ

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ