Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

KİMLİK, KARAKTER VE ŞAHSİYET

KİMLİK, KARAKTER VE ŞAHSİYET

Bir insan ben diye başlayıp, adım soyadım bu, şunun oğluyum, şunun babasıyım dediği zaman kimliğini açıklamış olur.

Ben güzel konuşurum, iyi koşarım, çok iyi araba kullanırım, yerim içerim, yakarım, yıkarım dediğinde ise özeliklerinden, karakterinden bahsetmiş olur…

Maalesef, insanın şahsiyetini anlatma imkanı yoktur. Kişi şahsiyetini ancak göstermek zorundadır. İnsanlar, şahsiyeti kişinin üzerinde görebilmelidir.

Kimlik, karakter bir insandan başka bir insanın faydalanabileceği etiketlerdir. Kimlik ve Karakter bir insanın kendisini tanımasına yetmeyen bireysel özelliğidir.

Şahsiyet ise çok farklıdır. Şahsiyeti olan bir insan önce kendini çok iyi tanıyandır. Kendini tanıyan insan ise nasıl düşüneceğini ve nasıl davranış sergileyeceğini dengeleyebilen insandır. Kendisini tanıyan insan aynı zamanda onur sahibidir. Onur, insanın kendini sevmesi ve kendisine saygı duymasıdır. Onur sahibi olamayan bir insan asla şahsiyet sahibi olamaz.

Günümüzde, insan ilişkileri sadece paraya, güce ve çıkarlara karşılık gelişme göstermesi nedeniyle bencil bireylerin harekat alanları genişlemiştir. Bencil ve İmandan yoksun çıkar zihniyetli bireyler, ahlaki değerlerini parayla, Onurlarını da kibirle takas etmişlerdir.

Şahsiyet sahibi bireyler ile yaşadıkları sorunları, ahlaktan yoksun, etik olmayan davranışları ile yok etme yöntemlerini seçmişlerdir. Ahlak ile Etik davranış arasındaki manevi bağları göremez ve duyamaz hale, kendi kendilerini sürüklemişlerdir.

O nedenle, bu türden insanlar, ellerinde maşaları ile gezerler “Ah! o eski günler, Ah! babam, dedem” diye söze başlarlar, Ata sözlerini, kıssadan hisseleri bulundukları meclislerde sahtekarlıklarına kılıf yaparlar.

Tarihten ve geçmişinden ibret almayı çoktan unutmuşlardır. Onur’u bırakıp kibre, ahlakı bırakıp ahlaksızlığa sarılmış, mertliği namertliğe, kahramanlığı korkaklığa, dik duruşu da yalakalığa tercih etmişlerdir.

Perşembe günü, söylenenlere göre kalan üç yıllık Belediye yatırımları için 80 Milyon doları aşacak  bir borçlanmayı görüşecek olan belediye meclis üyelerinin dikkatini çekmek istiyorum.

Bilmiyorum ama, İlçemize yatırım için, 80 milyon dolar ihtiyaç olabilir. Bu parayı bulmak, istemek sizlerin asli görevinizdir. Ancak, Torbalımıza “Şehriemin” olamamış bir başkana bu paranın bu günden tamamını kullanma ve harcama yetkisinin verilmesi doğru mudur iyi düşünmelisiniz.

Yüreğinde kin ve nefret duygusu taşıyan, komplekslerine yenik düşen, Torbalı halkının tamamının Başkanı olamayan insanlara ben şahsen hakkımın emanet edilmesine razı olmam.

Öncelikli bir yıllık yatırımlar belirlenip, hazırlanan raporlara göre, Belediye meclisi, kredi kullanma ve harcama yetkisi verebilir. Bu benim düşüncem,

Belediye Meclisinde, çok daha iyi düşünce üretecek değerli meclis üyelerimiz olduğunu biliyorum..

Bunları niçin söyledim. Benim Sayın,  Başkanla hiç iyi ve kötü bir ilişkim yoktur. Geçirdiği rahatsızlığa en çok üzülenlerden, geçmişte kendisine karşı yapılan bazı haksızlıkları da tasvip etmeyen biriyim. Ancak kendisine yakın olmayan herkese, parti ve zihniyet gözetmeden kindarca bakan benim nazarımda ŞEHRİEMİN olamaz. Allah rahmet etsin, vefat eden kardeşlerimizin yakınları arasında, taziye için bile ayrım yapan, kin duyduğu veya muhalif gördüğü kişilere başsağlığı dilemeyen bir başkan seçilmiş de olsa nasıl ŞEHRİEMİN olabilir, İlçe halkımızın takdirine sunuyorum…

Bu davranış, Milli ve Manevi ahlakımıza hiç uygun değildir. İlçe halkımız da bu davranışı asla tasvip etmeyecektir.

Perşembe günü, tarihi bir toplantıya girecek olan, Belediye Meclis üyeleri, hizmetleri engellemeye değil, hizmetlerin devamına yönelik akıllı ve Torbalı halkını tatmin edici, ortak aklın ürünü kararlar almalarını yürekten temenni ediyorum.

HOŞÇA KALINIZ

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ