Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Gazete Torbalı

PAZARLAR İPLİKTEN GEÇİLMİYOR

PAZARLAR İPLİKTEN GEÇİLMİYOR

Canlıların en şereflisi, mükemmel bir donanıma sahip olan insan, aklını, hislerini, yetenek ve iradesini nefsine kurban etmemelidir.

60 Yılı aşkın ömrümün 40 yılını, araştıran yazan biri olarak, günümüzde çoğu insanların, doymak bilmeyen egolarıyla, kirlenmiş nefesleriyle, karşısındakini aşağılarken insan dışı mahluklara dönüşerek, hem kendini, hem karşısındakini eşya durumuna düşürdüğünün farkında olmadan, kullanmaktan ve kullanılmaktan zevk aldığını görüyor ve üzülüyorum.

Sadece kendine ve karşısındakine değil, İnsanlık yaşamının ilahi kanunlarını, insanlığın onuru olan sevmeyi, sevilmeyi ve cinsel duyguları bile pis emellerine ve cehaletine alet ediyorlar.

İşte bunlar, kirlenmiş ruhların temsilcileridirler. Kirli emelleri ve çıkarları için, tertemiz vicdanları ve melek ruhlu insanları kirleterek, insanlık onurunu hiçe sayan zavallı kirli yaratıklardır. 

“İnsanlığın en büyük utancı ve ahlaksızlığı, bir insanı araç olarak kullanmaktır.” Sözü; insanı istismarın en güzel ifadesidir. 

Ben, insanlığımdan utanır ar eder duruma geldim.

Dürüst ve kalbi sevgi dolu, vicdan sahibi kişilerin zaaflarından yararlanarak, onları, kendi düştükleri ahlaksızlık zilletinin çukurunda ziyan etmeye çalışanlarla dolu çevremiz,

Ben, Kirli düşüncelilerin, muhatabının saflığındaki masumiyeti görüp, ona göre maskesini taktığını çok geç farkedebildim.

Yinede, İstersem ipliğini, kolayca pazara çıkarabileceğim bu insanları, kim ne derse desin, insanlığa kazandırmak için çaba sarf ettim etmeye de devam edeceğim.

Hayret ettiğim şey, İşledikleri günahları zafer sayıyorlar. İhaneti marifet sanıyorlar.

Hani bir halk sözü vardır.

“Benim Anam senin Ananı filanca yerde görmüş, peki, senin ananın o filanca yerde ne işi vardı”

Buna benzer, ihanet eden, kullandığını sanan o aciz kullara sesleniyorum,

Sizler kendi haysiyetinizi, onurunuzu, namusunuzu kullanıyorsunuz, farkında değilsiniz.

Yada “Alışmış kudurmuş’tan beterdir” halini seviyorsunuz.

Aslında kullandım sandığınız insanların, sizin kirli dünyanızdan uzaklaşıp arınmanız, riyakârlık maskenizi atmanız, tertemiz huzurlu ve mutlu bir yaşama başlangıç yapmanız için bir fırsat olduğunun da farkında değilsiniz.

Ama sizler haklısın,

Günümüz toplumunda kaçımız riyasız yeni bir hayata başlayabiliyoruz ki?  Ne olur sanki bencillik hastalığından kurtulup, kirli hesaplardan arınarak, riyakârlık maskesini fırlatıp atma erdemini gösterebilsek.

İşte o zaman, samimiyet çöplüğünde kaybettiğimiz kendi saflığımıza da kavuşmuş oluruz. 

Olmuyor, hırs ve tamahın başladığı noktada, saf duygular sona eriyor.

Sözün kısası;

Balzac Diyor ki; Bir insan şişmiş, doyumsuz egosuyla, kirlenmiş nefsiyle, karşısındaki saf, tertemiz niyetli birini ateşe atarken, zulmünü seyreden bir mahluka dönüştüğünün farkında mıdır acaba?.  

Ey kendini zeki sanan art niyetli kurnazlar; İnsanları bir araç gibi görüp kullanmayı bırakın. Asıl kullanılan kendiniz olduğunuzu görün.

Pazarlar iplikten geçilmiyor.

Tilkiden kurnazı yok ama pazarlar onun postuyla dolu.

HOŞÇA KALINIZ

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ