Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam

Reklam
Gazete Torbalı

SENİ ANLAMAK MÜMKÜN MÜ?

SENİ ANLAMAK MÜMKÜN MÜ?

Kalem elimde; doğayı, şehirleri,  köyleri, insanları ve tüm canlıları düşünüyorum. Doğa yalvarıyor, Şehirler çırpınıyor, Mahalle ve Köylerin boynu bükük, insanlar birbirinden şikâyetçi, tüm cihan insana gücengin, bulutlar kanatlarını indirmiş, deryalar küsmüş geri çekiliyor.
 
Nereye gidiyor KÂİNAT, neden toparlayamıyor efradını, neden nehirleri suskun akar, dağlar neden azametini kaybetmiş, ormanlar neden alev almış, kuşların feryadı göklere yükselirken, çürüyen meyveler neden dibe vururlar,
Bilmek ve anlamak ne mümkün.
 
Durup düşünelim, nereye gidiyor bu insanlık, sırtlanmış ÂLEMİ nereye gitmekte, neyin peşinde koşmakta bu azgın gönüller.
Ahmet Mehmet’e, Hasan Hüseyin’e neden gece karanlığında bakar, Yılan kabuğunu, göçmen kuşlar mevsimlere göre mekânını değiştirirken, Kelebekler, bir günlük yaşamında mutlu ve huzurlu uçuşurken,  insanlar neden beyinlerindeki kelepçeleri atamazlar,

Bilmek ve anlamak ne mümkün
 
Ağaçlar sararan yapraklarını dökerken, dağlar ağaran doruklarını eritirken, bulutlar rüzgârın önünden kaçarken, insanlar neden burnundakini ve kalbindekini söküp atamaz.
 
Gül goncasını,  bülbül gül dalını, Aslan yavrusunu, Nehirler mecrasını terk etmezken, insanlık neden kendini terk eder,  neden kendini korumaktan acizdir.
 
Nedir bu içten pazarlıklar, soytarılıklar, soygunlar, ahlâksızlıklar, soysuzluklar, dalkavukluklar, Nedir boş vermişlik, boş boğazlık,
Bilmek, anlamak ve çözmek ne mümkün
 
Oturmuş kahve önüne üç ihtiyar.  Birisi, ”Bu kadar da olmaz kardeşim. Ne ahlâk kaldı ne saygı. Böyle saygısız gençlik olur mu?  Buna bir dur demek lazım. Hey gidi eski günler hey. Bizim zamanımızda olmazdı böyle başıbozukluk.” diyerek, geleni geçeni eleştirir ve dalkavukluk yapar.
 
Diğeri; “Doğru söylersin be kardeşim.” diye cevap verir.  Bir müddet geçer, öteki de oradan uygunsuz geçmekte olan iki genci göstererek 
“Birader, bunlar senin torunların değimli“  diye sorar. Pişkinlikle cevap verir birincisi “Canım ALLAH için onlara da yakışıyor” der.
Ne yapmak ister bu insanlar.
Bilmek, anlamak ve anlamlandırmak ne mümkün
 
Okuyun, Hz. Mevlana ile Hacı Bektaşi veli hakkında yazılmış tarihi kıssadan hisseyi, görün erdemi, anlayın Şahin ile Deryanın manadaki eşitliğini, halkına verdikleri kardeşliğin ve hoşgörünün güzelliğini…
Nerede? Nemrutlar, Firavunlar, Hanlar, Krallar, Kraliçeler,
Nerede? Neronlar, Napolyon, Hitler, Dünyanın Buşları, puşları kaldı mı?  
Düşünmek, bilmek ve çözmek ne mümkün
 
Dağları, ovaları, denizleri, ağaçları, kuşları,  ayı, güneşi, yıldızları, sorumlu tutmamız ne mümkün.
Sorumlusu benim, sensin, o, bizleriz, sizlersiniz insanın ve insanım diyenlerin tam da kendisi.
 
Dağları, ormanları deviren, nehirleri, deryaları  sömüren, toprağını, yurdunu savuran, kendini, kendisini sömüren insan. 
İnsanı anlamak ve anlamlandırmak ne mümkün
 
Yaz desek yazamazsın, çiz desek çizemezsin, seçemezsin, göremezsin, duyamazsın,  ne işe yararsın,
Aslını,  Neslini ve haddini bilmezsin. Doğru ile yanlışı ayıramazsın, dediğim dedik, çaldığım düdük dersin, kendi kendinin kuyusunu kazarsın.
Ne geriye bakar ibret alırsın, ne de ileriye bakmayı becerebilirsin. Yerinde sayar kendi kendini bitirirsin. Ne ektiğini, ne de biçtiğini bilirsin.
Birbirinin tüyünü yolmaya çalışan horozlar gibi didişir durursun.
Bir oturur, bir kalkar,  bulunduğun yere yatarsın. Otururken uçtuğunu, uyurken gözden kaçtığını sanır, kendi kendini aldatırsın.
 Seni anlamak, tanımak ve anlamlandırmak ne mümkün
 
Biri elinde, biri sırtında, bir diğeri de yüreğinde taşır, kurtuldum zannettiğin yerde, ne el tanırsın, ne semer ne de yürek, kaşık elinde saldırırsın, tepe taklak düşersin mabet sandığın yalağa
SENİ ALAMAK MÜMKÜN MÜ?
 
Bir bilebilsen insan olduğunu, bir bilebilsen akılla donatıldığını, bir bilebilsen âlemi cihanda farklılığını, görebilsen sevgiyi, yaşayabilsen aşkı, sevebilsen cinsini, sürdürebilsen cibilliyetini, aşabilsen nefsini, doyurabilsen aç gözlerini, yüreği, ruhu anlayabilsen, anlamlandırabilsen farklılıkları,
Anlatabilsen, anlayabilsen kendini, bakabilsen güzelliklere, tabulaşmış hurafeyi yıkıp, ARİF olabilsen,
Seni anlamamak, tanımamak, görmemek ve anlamlandırmamak mümkün mü?
HOŞÇA KALINIZ

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ