Benim üstümden prim kasmayı bırak Başkan!

Bu sabah Perşembe pazarında Zabıtalar ile çiftçi bir vatandaş birbirine girmiş, kabak yine bizim başımıza patladı. Belediye Başkanı Övünç Demir, yine benim üstümden prim kasmaya çalışarak bir açıklama yaptı. Kalemşörlerini yine üzerime saldırttı!
Öncelikle şu huyundan artık vazgeç! İşinize geldi mi hemen açıklamalar yapıyorsunuz, diğer haberlere neden sesiniz çıkmıyor?
Övünç Demir diyor ki; “Korsan pazarcı tezgah açmak istedi, Zabıtalar burada tezgah açamazsın dedi, o da Zabıtalara bıçakla saldırdı”
Ben söz konusu olayı ilk duyduğumda bunu haber yaptım, ancak daha sonra konu adli mercilere gitti. Taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Bir Zabıta Memuru arkadaşımızın yaralandığını öğrendim, kendisine geçmiş olsun dileklerimi samimi ve içten bir şekilde gönderiyorum. İşin içine şiddet girip, olay adli mercilere intikal edince ben yaptığım haberi geri çektim. Gazetecilik ilkelerim bunu gerektirir. Ben hiçbir şiddetin tarafı olamam! Benim insani değerlerime de aykırı bu durum. Ortada bir şiddet varsa, konu ne olursa olsun, haklı-haksız farketmeksizin ben bunu haber olarak yayınlamam!
Artık kararı adli birimlerimiz verecektir. En doğru kararı vereceklerine de eminim.
Ancak bizler de “adil” olmak zorundayız. Olayın Övünç Demir’in anlattığı gibi gelişmesi hayatın olağan akışına aykırı. Daha önce defalarca pazarda yer vermişsiniz. Tezgahı olmayıp sağda solda yer verdiğiniz onlarca esnafımız var. Verin de!
Torbalı’nın esnafına, üreticisine, çiftçisine, köylüsüne yardımcı olun, yer verin, evlerine ekmek götürsünler. Ben buna itiraz etmem! Ancak bugüne kadar herşey iyiydi de, bugün ne oldu ki Zabıta gider gitmez adam bıçakla saldırıyor? Hayatın olağan akışına aykırı değil mi bu durum?
Onu geçtim, 3 yaşında çocuğunun yanında bir pazarcı esnafı ile Zabıta Memurlarının kavga etmesi doğru mu? O çocuğun hatırına insan susar, alttan alır, güzellikle halletmeye çalışır… şiddet en son seçenek bile olmamalı…
Adam kendi tarlasında yetiştirdiği iki kasa fasülyeyi getirmiş, bırakın satsın. Yerlere saçılması yazık değil mi? Milli servet değil mi? Torbalı’nın insanı, hemşehrimiz değil mi? Bırakın evine ekmek götürsün. Daha önce ne güzel bırakmışsınız…
Hani meşhur bir film repliği vardır; “Bize ne oldu arkadaşlar?” diye. Şimdi sizlere soruyorum; bize ne oldu? İki kasa fasulyeye tahammül edemez olduk.
Yine söylüyorum; ben her türlü şiddetin karşısındayım, yapanı da kınıyorum. Ben üzerime düşeni yaptım; şimdi siz de üzerinize düşeni yapın; elinizdeki kamu gücünü vatandaşa karşı kullanırken lütfen biraz daha anlayışlı, biraz daha şefkatli davranın.
Bir de her konuda benim üstümden prim yapıp, duyar kasmayı da bırakın…
Sevgilerimle…


